Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dünya Sağlık Günü’nde Sağlık Çalışanlarının Sorunları Gündemde..

Her yıl 7 Nisan’da kutlanan Dünya Sağlık Günü, sadece küresel

Her yıl 7 Nisan’da kutlanan Dünya Sağlık Günü, sadece küresel sağlık politikalarını gündeme getirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılınması açısından da önemli bir fırsattır. Sağlık sisteminde sürdürülebilir ve yapıcı çözümlere inandığını belirten Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, ‘‘Her bireyin adil, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşma hakkını savunuyoruz. Bu sürecin temel taşı, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğüdür’’ dedi.

7 Nisan Dünya Sağlık Günü, yalnızca küresel sağlık politikalarının değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının maruz kaldığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılındığı önemli bir gündür. Bu yıl da sağlık emekçileri; yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşlar, yetersiz nöbet ücretleri, idari izin adaletsizliği ve artarak devam eden şiddet olaylarıyla mücadele etmektedir. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “Toplu sözleşme masasında etkisiz kalan sendikal anlayış yerine, siyaset üstü bağımsız sendikacılık şarttır” diyerek kamu çalışanlarını dayanışmaya çağırdı. Tarafsız hukukun üstünlüğüne, ifade özgürlüğüne ve adil temsil hakkına vurgu yapan Akarken, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini SAHİM-SEN çatısı altında birleşmeye davet etti.

Sağlık Çalışanları Güvenlik Kaygısıyla Görev Yapıyor

Sağlık çalışanları toplumun sağlığını ayakta tutan, ağır sorumluluklar taşıyan fedakâr bireylerdir. Ancak bugün gelinen noktada; özlük haklarında gerileme, emekliliğe yansımayan ödeme kalemleri, Ek gösterge Ek ödeme adaletsizliği, düşük nöbet ücretleri, idari izin dengesizlikleri, artan iş yükü ve her geçen gün daha da can yakan sağlıkta şiddet olayları ile karşı karşıyayız. “Her gün hastalarına şifa olmaya çalışan sağlık çalışanları, ne yazık ki güvenlik kaygısıyla görev yapar hale gelmiştir” diyen Akarken, Sakarya’da bir hekimin muayene esnasında darp edilmesini örnek göstererek şöyle konuştu: “Bir hekimin görev başında şiddete uğraması, sadece sağlık çalışanlarına değil, doğrudan halk sağlığına da yapılan bir saldırıdır. Sağlık kurumlarında güvenlik önlemleri artırılmalı, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı yasalar kararlılıkla hayata geçirilmelidir. Toplumsal bilinç ve kamu desteği olmadan bu mücadele başarıya ulaşamaz. Sağlık emekçisi yalnız değildir!”

Enflasyon Karşısında Maaşlarımız Eriyor

TÜİK’in mart ayı için açıkladığı %38,10’luk yıllık enflasyon ve ENAG’ın %75,20 oranı kamu çalışanlarının nasıl bir ekonomik dar boğaza sürüklendiğini açıkça gösteriyor. Konuya ilişkin Akarken şu değerlendirmede bulundu: “Daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon farkı oluşmuş durumda. Yeni yılın başında verilen maaş artışı çoktan eridi. Kamu emekçileri, artan hayat pahalılığı karşısında savunmasız bırakıldı. Bu noktada en büyük sorumluluk, toplu sözleşme masasında etkisiz kalan, memurun hakkını koruyamayan konfederasyonlardadır. O masa artık çözüm değil, doğrudan bir sorun haline gelmiştir.”

Görev Tanımlarında Belirsizlik Bitmeli, Yeni Bir Vizyon Şart

SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının görev tanımlarındaki belirsizliklerin artık kabul edilemez bir boyuta ulaştığını vurguladı. Akarken, “Muğlak görev tanımları sadece çalışanlarımızın verimliliğini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kurum içi huzuru bozuyor ve hizmet sunumunda ciddi aksaklıklara yol açıyor. İş barışının ve hizmet kalitesinin sağlanması için net, adil ve kapsayıcı tanımlar yapılmalıdır” dedi.

Asker Hastanelerinin Açılması İse Aşamalı Bir Yoldur

Asker hastanelerinin yeniden açılması konusundaki beklentilerini dile getiren Özlem Akarken, “Bu sadece sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından değil, aynı zamanda sistemin belleği ve çalışanlarımızın moral motivasyonu açısından da büyük önem taşıyor, lakin bir kurumu kapatmak işlevsel hale getirmek kolay eski kalitesinde tekrar hizmet vermesini sağlamak zordur ” şeklinde konuştu. Devrolan personelin yıllardır süren mağduriyetlerine dikkat çeken Akarken, “Bu insanlar yıllarca büyük bir özveriyle görev yaptı. Şimdi onların yaşadığı hak kayıplarını telafi etmek, sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda vicdani bir borçtur. Adaletin ve ahde vefanın yeniden tesisi, sağlık sistemine olan güveni de beraberinde getirecektir” ifadelerini kullandı.

“Bağımsız Sendikacılıkla Yol Almalıyız!’’

Toplu sözleşme masasında gerçek temsilin sağlanmadığına vurgu yapan Akarken, sağlık ve sosyal hizmet kolundaki kamu çalışanlarını şu sözlerle SAHİM-SEN çatısı altına davet etti: “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Tüm kamu emekçileri, durdukları yeri değiştirmek zorundadır. Siyaset üstü, bağımsız sendikacılık anlayışımızla sağlık çalışanlarının sesini duyurmak ve haklarını savunmak için buradayız. Gelin sesinize ses olalım.”

Reklamı Geç